Hiç şüphesiz, Ebû Hüreyre’nin (r.a.) diğer sahabilere nispetle Allah Resûlü’nden (s.a.s.) çok hadîs rivayet etmesinde önemli rol oynayan âmiller vardır. Bu âmiller bize, onun hem maddî hem de manevî olarak böylesi ağır bir sorumluluğu yüklenmeye hazır olduğunu ve Allah Resûlü’nün hadîslerini istikbale taşıma konusunda ne kadar kararlı olduğunu göstermektedir. Bunları şöyle açıklamak mümkündür:

1. Hz. Peygamber’le (s.a.s.) Sürekli Birlikte Olması

Ebû Hüreyre (r.a.), Medine’ye hicret ettiği andan itibaren Resûlü Ekrem’in (s.a.s.) yanından ayrılmamış; büyük bir iştiyakla ilâhî feyzinden istifade edip hadîslerini hıfzetme konusunda özel bir gayret göstermiştir. Diğer sahabiler çoğu kez günlük meşguliyetleriyle uğraşırken, o, Hz. Peygamber’i (s.a.s.) takip ederek onların bulunmadığı meclislerde bulunmuş, onların duymadığı hadîsleri ezberlemiş, ilmi gizlemeyip başkalarına tebliğ görevini16 layıkıyla yerine getirmiştir. Resûlüllah’a en yakın iki sahabiden Hz. Ebû Bekir’in Sunh denilen yerde oturduğu ve oradan Mescid-i Nebevî’ye gelip gittiği17, Hz. Ömer’in de ancak gün aşırı Mescid’e gelebildiği18 göz önüne alındığında, Allah Resûlü’yle (s.a.s.) mülâzemetin Ebu Hüreyre’ye ne büyük bir avantaj kazandırdığı anlaşılmaktadır. Yine Ömer (r.a.), rivayetleri tahkîk ederken, ‘çarşı-pazarda ticaretle uğraşmanın bazı hadîsleri kaçırmasına neden olduğunu’ bizzat ifade etmiştir.19 Abdullah b. Ömer, Talha ve Ebû Eyyüb el-Ensârî (r.anhum) gibi sahabiler de, Ebû Hüreyre’nin (r.a.) kendilerinden daha çok hadîs rivayet etmesinde, onun Hz. Peygamber’le (s.a.s.) olan beraberliğinin önemli rolü olduğunu belirtmişlerdir.20

Devamını Oku »

13

Mart
2015

PEYGAMBER EFENDİMİZİN, EBÛ HUREYRE’YE VASİYETİ

Yazar: admin  |  Kategori: Genel  |  Yorum: Yok   |  494 views

Allah Teâlâ buyuruyor:

«Allah, mülkünü kime dilerse ona verir.»

İsrâîl oğulları mülk ü saltanattan mahrûm edildiler. Çünkü onlar kendilerini beğenir oldular. Tâlût’a karşı mütekebbir davranarak, ona hakaret nazarı ile baktılar. Şaşkınlıklarından dolayı dediler ki: «Biz, ondan hükümdarlığa daha lâyıkız.» Tâlût’a karşı tekebbürlerinden dolayı da «Nasıl olur da bizim başımızda padişahlık onun olabilir?» dediler. Yine Tâlût’u küçümsediklerinden dolayı da şöyle dediler: «Kendisine maldan bir bolluk verilmemiştir.» Binâenaleyh, onlar kibirlenince Allah onların kadrini alçalttı ve saltanattan mahrûm oldular.

Devamını Oku »

13

Aralık
2014

Hz. Ebû Hureyre’ye Yöneltilen İtirazlar

Yazar: admin  |  Kategori: Genel  |  Yorum: Yok   |  298 views

Hz. Ebû Hureyre, vefatına kadar Allah Resûlü’nün (s.a.s.) yanından hiç ayrılmamış, ömrünü O’nun hizmetine adamıştır. İlmini bizzat O’ndan almış, hemen her yerde O’na refakat etmiştir. Mescid-i Nebevî’nin kenarındaki Suffe’yi kendisine mekân edinmiş ve böylelikle paha biçilemeyecek bir ilim hazinesini bizzat Allah Resûlü’nden (s.a.s.) elde etme şerefine nail olmuştur. Hz. Peygamber’le (s.a.s.) ‘sohbeti’ dört yıl kadar sürmüş, bu zaman zarfında pek çok hadîs dinlemiş ve sünnet-i seniyyenin inceliklerine vakıf olmuştur. Devamını Oku »

13

Aralık
2014

Ebû Hüreyre buyuruyor ki:

Yazar: admin  |  Kategori: ŞAHSiYETi & İLMİ, Sözleri  |  Yorum: Yok   |  299 views

Ebû Hüreyre buyuruyor ki:
Resûlullahtan işittim. Buyurdu ki:
(Allahü teâlâ güzeldir. Yalnız güzel yapılan ibâdetleri kabûl eder. Allahü teâlâ, Peygamberlerine emrettiğini, mü’minlere de emretti ve buyurdu ki: Ey Peygamberlerim! Helâl yiyiniz, sâlih ve iyi işler yapınız! Mü’minlere de emretti ki: Ey îmân edenler! Sizlere verdiğim rızıklardan helâl olanları yiyiniz!)

Ebû Hüreyre buyurdu ki:
Kıyâmet günü Allahü teâlânın huzûrunda kıymetli olanlar verâ ve zühd sahipleridir.Altmış sene, bütün namazlarını kılıp da, hiçbir namazı kabûl olmayan kimse, rükü ve secdelerini tamam yapmayan kimsedir.

Devamını Oku »

6

Kasım
2014

Ashâb-ı Suffe

Yazar: admin  |  Kategori: Genel  |  Yorum: Yok   |  0 views

“Suffeliler” manasına gelen bir tamlama olup Medine’de Mescidu’n-Nebî (Peygamber Mescidi) bitişiğinde bulunan ve adına Suffe denilen üstü kapalı, gölgelik yerde kalıp vakitlerini daha çok ibadet, Kur’ân öğrenimi ve hadis müzakeresiyle geçiren bir kısım sahabîlere denir.

Bir diğer tabirle Ehl-i Suffe de denilen Ashab-i Suffe, bilhassa kimsesiz muhacirlerle civardan gelen ve Medine’de yanına inecek kimsesi olmayan fakir müslümanlardan oluşur. Sayıları hakkındaki rivayetler değişiktir.

Ebu Hureyre’nin bir rivayetinde ashabı suffeden yetmiş kişiye mülaki olduğu kaydedilir.

Devamını Oku »

10

Nisan
2013

En Büyük Hadis Alimi

Yazar: admin  |  Kategori: HADiS iLMi  |  Yorum: 2  |  1.158 views

Hazret-i Ebu Hüreyre’nin çok hadis rivayet ettiği için  Şii Taife  tarafından insafsızca kötülenmektedir. Dikkat etsinler ! Hazret-i Ebu Hüreyre kötülenince ahkam-ı şeriyyenin yarısı kötülenmiş olur. Çünkü, ahkam-ı şeriyyeyi bildiren üç bin hadis-i şerif vardır.

Yani üç bin ahkam-ı şeriyye, sünnet ile belli olmuştur. Bu üç binin yarısını haber veren Hazret-i Ebu Hüreyre’dir. Onu kötülemek, ahkam-ı şeriyyenin yarısını kötülemek olur.

Hazret-i Ebu Hüreyre, savaşta ve barışta Resulullahın yanından ayrılmazdı. Hafızası çok kuvvetli olduğundan, çok hadis-i şerif ezberlemişti. Eshab-ı kiramdan ve Tabiinden 800’den fazla kimsenin, kendisinden hadis öğrendiği Buhari’de yazılıdır.

Devamını Oku »

8

Nisan
2013

Şii Taifesi Ebu Hureyreye İftira atar !

Yazar: admin  |  Kategori: HADiS iLMi, HAYATI (R.A)  |  Yorum: Yok   |  861 views

nehculbelaga(Şii Mezhebi’nin Baş ucu kitabı) Nehcül-belaga şerhinden   Ebu Hüreyre’ye güvenilmeyeceğini  çünkü çok hadis  rivayet ettiği bildirilmektedir.

Nehc-ül-belaga kitabını Bir Yahudi dönmesi olan Ali Mürteda’nın kardeşi, Radi isminde bir Şii’nin yazmış olduğunu, İslam âlimleri ittifakla bildirdiler. Zaten Şiiler bile, bunu inkâr etmiyorlar.

Zahiri ilimlerdeki ve tasavvuf bilgilerindeki yüksek derecesiyle tanınmış olan büyük veli, seyyid Abdullah-i Dehlevi hazretleri, Mektubat kitabında, Nehc-ül-belaga kitabının muteber olmadığını bildirmektedir. (m. 61)

Nehc-ül-belaga kitabını Şiiler ve Mutezile olanlar şerh etmiştir. Mesela şerh edenlerden biri İbni Ebilhadid mutezilidir. Bu kitabı, mason Abduh da şerh etmiştir; fakat hiç bir Ehl-i sünnet âlimi muteber kabul etmemiştir.

Onların nakilleri de, elbette Ehl-i sünnete göre muteber sayılmaz. O kitaptaki yazıların Ehl-i sünnete göre, hiçbir ilmi değeri yoktur. Çünkü Kaynak olarak yine kendi kitaplarını utanmadan gösterirler.

Hazret-i Ebu Hüreyre (radıyallahü teâlâ anh), Eshab-ı kiramın büyüklerindendir. Eshab-ı kiramın, derece olarak, büyüğünün de, küçüğünün de Cennetlik olduğu, hadis-i şeriflerle ve âyet-i kerimelerle bildirilmiştir. Bir âyet-i kerime meali:
(Mekke’nin fethinden önce Allah için mal verip savaşanlar, daha sonra harcayıp savaşanlarla eşit değildir. Onların derecesi, sonradan Allah yolunda harcayan ve savaşanlardan daha yüksektir. Bununla beraber, Allah hepsine de en güzel olanı [Cenneti] vaat etmiştir.) [Hadid 10]

Devamını Oku »

  • "Bir kedi bulmuştum, onu elbisemin yeninde taşırdım; bundan dolayı 'Ebû Hureyre (kedicik babası)' künyesiyle çağrılır oldum."
    (ez-Zehebî, Tezkiretü'l-Huffâz, Haydarâbâd 1376/1956, I, 32).
  • Hayatı

  • Talha b. Ubeydullah

    "Şüphe yok ki Ebû Hureyre Hz. Peygamber (asv)'den bizim işitmediğimiz hadisleri işitmiştir."

    el-Hâkim en-Nisâbûrî, a.g.e, III, 511, 512
  • Hz. Aişe Validemiz;

    Aişe Validemiz, Abdullah b. Ömer’e gelerek,

    "Ebû Hureyre’nin rivayet ettiği hadîslerden reddettiklerin var mı?" diye sormuş; o da: "Hayır, o cesaretli, bizse çekingen ve korkak davrandık." demiştir. O sırada orada bulunan ve konuşmaya şahit olan Ebû Hureyre (r.a.) de: "Evet, ben ezberledim, onlar unuttular. Bunda benim ne kusurum var?" diye haklılığını dile getirmiştir.

    (Hâkim, el-Müstedrek, 3/510; ez-Zehebî, Siyer, 2/608)
  • Ebu Hureyre (r.a)

    Benim çok hadîs rivâyet etmemin sebebi şudur:

    Ben fakîr bir kimseydim. Belli bir işim yoktu. Her zaman Rasulullah'a hizmet ediyordum.

    Muhâcirler çarşıda, pazarda alışverişle; ensâr da kendi malları, mülkleriyle uğraşırken, ben Resûlullah efendimizin yanında ilim tahsilinde bulundum.
  • imam-ı Buhari ;

    Hazret-i Ebu Hüreyre, sahabe ve muhaddisler nazarında son derece güvenilir, yüce bir şahsiyettir.
  • Abdullah ibni Ömer

    O, benden daha hayırlı ve naklettiğini daha iyi bilendir.
  • imam-ı Şafii

    Hazret-i Ebu Hüreyre, kendi dönemindeki hadis râvileri içinde, hafızası en sağlam olanıdır. buyurmuştur. (İbni Hacer, el-İsabe fi Temyizis-Sahabe, IV, 205)
  • Hz. Talha

    “Allah’a yemin olsun ki, onun, bizim Peygamber’den (s.a.s.) duymadıklarımızı duyduğundan asla şüphe etmem. Gerçek şu ki, bizler varlıklı kimselerdik; evimiz barkımız vardı. Peygamber’in (s.a.s.) yanına ancak sabah ya da akşamleyin gidebiliyorduk. Oysa Ebû Hureyre, hiçbir şeyi olmayan fakir bir insandı. Kendisi Hz. Peygamber’in (s.a.s.) misafiri olarak Suffa’da kalır ve yanından hiç ayrılmazdı.”

    (Buhârî, et-Târîhu’l-Kebîr, 6/133; Tirmizî, Menâkıb 47)
  • Bağdâdî,

    Ebû Hureyre’nin (r.a.) hem kemmiyet hem de keyfiyet itibariyle hadîs ve sünnete olan bu vukûfiyeti, geçmişten günümüze Mu’tezile, Şia, Râfiziye ve Hâriciye gibi muhtelif mezhep mensuplarının dikkatini celbetmiş, genelde sahabeye karşı menfî bir tavır takınan bu mezhebî akımlar, Ebû Hureyre’ye (r.a.) karşı daha saldırgan bir üslûp kullanmışlardır.
    (Bağdâdî, el-Fark beyne’l-Firâk, s.147)
  • Ebu Hureyre

  • Etiketler

  • Sayfalar

© Tüm Hakları Saklıdır - Ebu Hureyre (r.a) – Sahabe'den

ii mezhebi